Deniz

 

 

Deniz

 

 

deniz

 

Nedir Deniz ?

 

Denize karadan bakmak ile denize denizden bakmak arasındaki farkı bilir misiniz ? Deniz, elveda demenin burukluğunu o mavinin tonlarıyla avutmaktır. Sevdiklerinizden her saniye uzaklaşıp, yine her saniye onları göreceğin ana yaklaşmaktır deniz. Özlemenin adını sözlükten daha iyi telafuz etmektir. Sensizliğe, sevgilisizliğe şiirler yazmaktır deniz. Dört mevsimi bir bez çantaya sığdırmaktır. Mavi ile yeşilin sarhoş olduğu dünyayı 360 derece görmektir deniz.

 

Kimsenin bilmediği sözcükleri konuşmak ve yakamozun her rengini bilmektir deniz. Yokluğunda ise aşığın duyduğu hasret gibi can acıtır deniz. En kara bulutları, en sert fırtınaları, en büyük dalgaları, insanlarla uğraşmaya tercih etmektir deniz. Açıkları, enginleri, kıyıları ve yolunu, adını bile bilmediğin bir yıldızdan bulmaktır deniz. Ülkeni dünyanın her yerinde temsil etmenin gururudur deniz. Kendi yazdığın maceraların baş rolünde oynamaktır. Deniz, insanın düşünce deryalarında dolaştığı yerdir.  Ve yokluğun aslında nasıl bir erdem olduğunu bilmektir.

Ufka bakıp dünyayı küçümsemektir deniz... Hem geleceği hayal etmek hem de her sabah yeniden doğmaktır deniz. Keşke, bilmem ki, belki gibi sözcükleri hafızadan söküp atmaktır maviler... Uykulardan bazen kan ter içinde uyanıp dua etmektir deniz. Deniz sabretmenin erdemidir... İnsanın inandığı, inandırıldığı şeylerin aslında acı bir yalan olduğunu anlamaktır deniz. Güvertenin bir kenarına çöküp, ağlanacak haline gülemktir deniz. Hayatında bir kez olsun ama bir kez olsun, gidip bir daha da geri dönmemeyi düşlemektir deniz. Doğumlara ve ölümlere hep geç kalmaktır. İnsanın yalnız doğduğunu ve yine yalnız, yapayalnız öleceğini anladığı yerin adıdır deniz. Orada yaşadığına şükrettiğin ve uğrunda ölmeye değecekyegane inançtır deniz.

Bir son varsa şayet, işte o sona, sonuna gidilecek, sonuna kadar gidilecek yerdir deniz. Haydi şimdi söyle sen ey karadaki insan !  Sen denizi sevdiğini mi sanıyorsun ?

İktidar, para, makam, mal, mülk peşinde koşan kara insanları yüzünden bir gün doğamız, bir gün ormanlarımız, bir gün sahillerimiz, bir gün dağlarımız, yaylalarımız, ve bir gün denizlerimiz  kalmadığında, tükendiğinde, insaniyetin anlamını, insan olmanın anlamını da sonzuza dek kaybedeceğiz...

Sevginin ve denize saygının yerini tümüyle iktidar sahiplerinin güçlerinin nefreti almış olacağından bu durum, bu hazin son kaçınılmaz gibi görünüyor. Evet denizci ve deniz yürekli dostlarım... Bizler gibi yaşamdan yana olan insanların öncelikli görevi bu berbat sürecin ve bu nefret dolu insanların önüne geçmek olmalıdır...

Deniz tanrıyla buluşmaktır...

Deniz, inanmaktır, yaşamaktır, sevmektir... Ölesiye sevmektir... Haydi şimdi söyle sen karadaki muktedir.. yetkili.. iktidar sahibi... Sen ! Sen denizi sevdiğini mi sanıyorsun ?

 

Haldun Sevel